Mirasçı Olma Beklentisinin Yüksek Olduğu Bir Anda Yapılan Mirastan Feragat Sözleşmesi, Sonradan Mirasçı Olunursa Geçerlidir.

ÖZET: EVLİLİK BEKLENTİSİNİN YÜKSEK OLDUĞU BİR ESNADA YAPILAN MİRASTAN FERAGAT SÖZLEŞMESİNİN GEÇERLİ OLUŞU, MİRASÇILIK SIFATININ ZATEN ANCAK ÖLÜM ANINDA KAZANILDIĞI, MİRASTAN FERAGAT EDENİN SONRASINDA ZATEN MURİSLE EVLENEREK “MUHTEMEL MİRASÇI” SIFATINA HAİZ OLDUĞU,   BU DURUMDA DOĞMAMIŞ BİR HAKTAN FERAGATIN MÜMKÜN OLMADIĞI SONUCUNA GİDİLEMEYECEĞİ,

 

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi         E.2023/3547,  K.2023/6122, T.11.12.2023

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1309 E., 2023/1512 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/476 Esas, 2023/142 Karar

Taraflar arasındaki asıl dava mirasçılık belgesinin iptali, karşı dava mirastan feragat sözleşmesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davada davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar-karşı davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar-karşı davalılar vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, davanın niteliği gereği duruşma talebin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin mirasbırakanı …’nun 31.10.2021 tarihinde vefat ettiğini, mirasbırakan ile davalı arasında düzenlenen mirastan feragat sözleşmesine istinaden geriye mirasçısı olarak müvekkillerinin kaldığını, davalı tarafça kötü niyetli olarak alınan Zile Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/953 Esas sayılı mirasçılık belgesinde ise mirastan feragate rağmen davalının mirasçı olarak gösterildiğini, davalının mirasçı sıfatının bulunmaması nedeniyle Zile Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 2021/953 Esas, 2021/944 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkilinin mirastan feragat ve evlilik sözleşmesi mahiyetinde bir belge ya da belgeleri imza etmediğini, evlenme telaşı içerisinde olan müvekkilinin evlilik ile ilgili belgelerden bahsedildiğini, nikah anından bir süre önce kendisine evlilik için gerekli belgeler denildiğini ve bir kısım belgelerin müvekkiline imzalatıldığını, evlilik öncesi imzalatılan bu sözleşmenin doğmamış haktan feragat anlamına geleceğini, feragat sözleşmesinin bir çok hukuki ve fiili sebep ile yok hükmünde olduğunu ileri sürerek karşı davanın kabulü ile davaya konu Tokat …. Noterliği 02/10/2015 tarih ve 5296 yevmiye numaralı mirastan feragat sözleşmesinin yok hükmünde olduğunun tespitini, terditli olarak butlanına karar verilmesini ve yine terditli olarak infisah ettiğine ve feshedildiğine karar verilmesini, aksi takdirde karşı dava dilekçesinde belirtilen ve re’sen göze alınacak sebeplerle Zile Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/953 Esas, 2021/944 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline yönelik istemin reddini istemiştir.

2. Davacılar-karşı davalılar vekili karşı davada cevap dilekçesinde; noter senedinin kesin delil olduğunu, mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olduğunu, karşı davadaki hak düşürücü sürenin geçtiğini, sözleşmenin ivazlı feragati içerdiğini bu nedenle evlilik öncesi yapılmasının sözleşmenin geçerliliğini etkilemeyeceğini, dava konusu edilen sözleşmenin “mirastan feragat sözleşmesi” olduğu değerlendirildiğine göre “hakkın doğması”nın sözleşme tarihinde imkansız olduğunu, miras hakkının ölümle doğacağı, mirastan feragat sözleşmesinin “doğmamış haktan feragatin mümkün olmadığına” dair kuralın istisnası olduğunu ileri sürerek karşı davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasbırakan … ile davalı-karşı davacı … arasında düzenlenen Tokat …. Noterliği 02.10.2015 tarihli ve 5296 yevmiye numaralı Mirastan Feragat Sözleşmesi’nin imzalanma tarihinin sözleşmeyi düzenleyen noter katibi …’nın duruşmadaki beyanlarına da itibar edilerek, tarafların nikahının yapılmasından 15-20 dakika kadar önce imzalanmış olduğunun anlaşıldığı, yüksek mahkeme içtihatları da birlikte değerlendirilerek; mirastan feragat sözleşmesinin imzalandığı tarihte mirasçılık sıfatı bulunmayan davalı-karşı davacı … ile mirasbırakan … arasında imzalanan mirastan feragat sözleşmesinin geçerli bir feragat sözleşmesi olmadığı, dolayısıyla Zile Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/953 Esas, 2021/944 Karar sayılı mirasçılık belgesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile Tokat …. Noterliği’nin 02.10.2015 tarih ve 5296 yevmiye numaralı Mirastan Feragat Sözleşmesi’nin geçersizliğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar-karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar-karşı davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu mirastan feragat sözleşmesinin ivazlı olması nedeniyle geçerli olduğu sözleşmenin evlilik öncesi yapılmasının geçerliliği etkilemeyeceği, Mahkemece gerekçede tartışılan yüksek mahkeme kararlarının ivazsız mirastan feragate yönelik olduğu, miras hakkının ölümle doğması nedeniyle mirastan feragat sözleşmelerinin “doğmamış haktan feragat” kuralının istisnası olduğunu, kaldı ki sözleşmenin nikahtan sonra yapıldığını, davalı-karşı davacı tarafından hem sözleşmenin doğmamış haktan feragat edilemeyeceği gerekçesiyle hükümsüzlüğü talep edildiği gibi hem de ivazın verilmemesi gerekçesiyle de hükümsüzlüğün talep edilmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, ayrıca mirastan feragat sözleşmesinden hemen önce aynı noterlikçe 02.10.2015 tarihli ve 5295 yevmiye numaralı mal ayrılığı sözleşmesinin yapıldığını ve bu sözleşmede de dava konusu mirastan feragat sözleşmesinden bahsedildiğini, davacının 6 yıl sonra sözleşmeden bihaber olduğu, sözleşmenin hata ve hileyle imzalandığını iddia etmesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu mirastan feragat sözleşmesinin imzalandığı tarihte davalının mirasçı sıfatının olmadığı, feragat sözleşmesinden sonra nikah akdinin yapıldığı, eşin doğmamış haktan feragat edemeyeceği, bu nedenle mirasçılık belgesinde bir hata bulunmadığı, uzman görüşüne de itibar edilmeyerek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar-karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar-karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar-karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar-karşı davalılar lehine bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada mirasçılık belgesinin iptali, karşı davada mirastan feragat sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Türk Medeni Kanunu’nun mirastan feragat sözleşmelerinin kapsamını düzenleyen 528 inci maddesi şöyledir;

“Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.”

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598 inci maddesi şöyledir;

“Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.

Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir.

Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.

Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava … saklıdır.”

3. Mirasçılık belgesi istemek, maddi bir olayın varlığını ikrar ile kişiler arasındaki soybağı ilişkisini tespit ettirmekten ibarettir. Hakkında mirastan çıkarma ve yoksunluk sebepleri gerçekleşen veya mirası reddeden ya da mirastan feragat eden mirasçının tereke ile ilişkisi tümden kesilmiş sayılmaz. Mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması, ilgili kişinin mirasçılık belgesi istemesine engel bir neden olmadığı gibi, ilgili kişinin mirasçılık sıfatını da ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mirasçılardan biri veya birkaçı yönünden mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması durumunda bu olgular yok sayılarak miras bırakanın tüm mirasçılarını ve miras paylarını gösterir şekilde mirasçılık belgesinin düzenlenmesi, hüküm yerinde ilgili mirasçı veya mirasçılar yönünden mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleştiği ya da mirası ret veya mirastan feragat ettikleri açıklanarak ret, feragat, mirasçılıktan çıkarma, mirastan yoksunluk hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceğine işaret edilmek suretiyle mirasçılık sıfatını yitiren kişinin payının kime veya kimlere kaldığını gösterir mirasçılık belgesi verilmelidir.

3. Değerlendirme
1.Asıl davada davacılar, mirasbırakan …’nun 31.10.2021 tarihinde vefat ettiğini, mirasbırakanın sağ kalan eşi olan davalı …’ın, mirasbırakanla düzenlemiş olduğu Tokat …. Noterliği 02.10.2015 tarih ve 5296 yevmiye numaralı “Mirastan Feragat Sözleşmesi” ile mirasçılık sıfatını kaybetmesi nedeniyle davalının mirasçı gösterildiği mirasçılık belgesinin iptalini istemiştir. Davalı-karşı davacı … ise dava konusu edilen “Mirastan Feragat Sözleşmesi” nin geçersiz olduğunu ileri sürerek karşı dava yoluyla sözleşmenin geçersizliğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Bu bağlamda uyuşmazlık dava konusu edilen mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. Mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakan ve müstakbel mirasçı arasında düzenlenen, muhtemel miras hakkından vazgeçmeyi düzenleyen sözleşmedir. Mirastan feragat sözleşmesinin, feragat edenin lehine yapılan kazandırmayı değil, feragat edenin ileride doğması muhtemel mirasçılık sıfatından, mirasbırakanın ölümünden önce vazgeçmesi nedeniyle, sözleşmeyi diğer ölüme bağlı tasarruflardan ayırır. Bu nedenledir ki, mirastan feragat edenin vazgeçtiği hak beklenen haktır. Diğer bir ifadeyle de mirastan feragat sözleşmesi ile feragat eden mirasçı gelecekte kendisine intikal edebileceği muhtemel mirasbırakanın miras hakkına yönelik bekleme durumundan feragat etmesidir. (Antalya O. Gökhan, Sağlam İpek, Miras Hukuku, Ekim 2015, s. 228) Bu bakımdan mirastan feragat sözleşmesi kanunda doğmamış haktan feragatin mümkün olmasına yönelik düzenlenme alanı bulmuştur. Mirastan feragat sözleşmesi ile mirasçı mirasçılığından değil beklenen bir hakkından feragat eder. Zira, miras … mirasbırakanın ölümü anı ile birlikte doğacaktır. (Dural …, Öz Turgut, Miras Hukuku, İstanbul 2021, Filiz Kitabevi, 16. Baskı, s.195)

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Mirasın Kazanılması” başlıklı ikinci ayrımının, “A.Kazanma”, “I.Mirasçılar Tarafınadan” alt başlıklı 599 uncu maddesinde mirasın, mirasbırakanın ölümü anında kazanılacağı düzenlenmiştir. Bu bağlamda, TMK’nın 528 inci maddesindeki “mirasçı” ifadesi ile kanunun “muhtemel mirasçı” ya işaret ettiği açıktır. Nitekim, mirasçılık sıfatı mirasbırakanın ölüm anı ile kazanılacak olup, mirasbırakanın sağlığında mirasçılarının kesin olarak bilinebilmesinin mümkün olmadığı tartışmasızdır. Dolayısıyla, mirastan feragat eden muhtemel mirasçının, en yakın sırada veya derecede yer almasına gerek duyulmaksızın, mirasbırakanın birinci zümrede mirasçısı olmasına rağmen, ikinci zümre mirasçıları ile de mirastan feragat sözleşmesi düzenlenmesi mümkündür. (Dural …, Öz Turgut, Miras Hukuku, İstanbul 2016, Filiz Kitabevi, 10. Baskı, s.196)

4.Davalı-karşı davacı … ile mirasbırakan …’in 02.10.2015 tarihinde evlendikleri, dosya kapsamında tanık olarak dinlenen ve dava konusu sözleşmeyi düzenleyen noter katibi …’ın, dava konusu mirastan feragat sözleşmesinin, tarafların nikah akdinden 15-20 dakika önce imzalandığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan sözleşmenin düzenlenme tarihinde nişanlı olan tarafların nikah merasiminden önce evlilik beklentilerinin yüksek olduğu, nitekim evliliğin gerçeklemesi ve mirasbırakanın ölümü anında, davalı-karşı davacı …’ın mirasçılık sıfatını kazandığı tartışmasızdır. Mirastan feragat sözleşmesi geçerli olarak yapılmakla hüküm ve sonuçlarını mirasbırakanın ölümüyle doğurur. Mirastan feragat eden …, dava konusu sözleşme ile “muhtemel mirasçı” sıfatı ile beklenen … olan miras hakkından feragat etmiş olup, mirasbırakanın ölümü ile mirasçılık sıfatını da kazandığından, sözleşme geçerli şekilde düzenlenmekle hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır.

5. Açıklanan hususlarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde ise İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince sözleşmenin düzenlediği tarihte davalı-karşı davacı …’ın mirasbırakanla evli olmaması, henüz mirasçılık sıfatı kazanmayan … yönünden sözleşmenin doğmamış haktan feragat niteliğinde olması nedeniyle sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ise de, …’ın, nikah akdinin gerçekleşmesinden 15-20 dakika önce sözleşmeyi imzalaması karşısında evlilik beklentisinin yüksek oluşu, mirasbırakanın ölüm anına kadar ise zaten mirasçılık sıfatının doğmasının mümkün bulunmaması, mirasbırakan …’in ölümü ile mirasçılık sıfatını kazanması nedeniyle dava konusu mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olduğu anlaşıldığından, karşı davada mirastan feragat sözleşmesinin iptaline yönelik talebin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 528-530. maddeleri arasında miras sözlemesinin bir türü olarak düzenlenmiş olan mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakan ile gelecekteki muhtemel mirasçısı arasında yapılan, ileride doğacak miras hakkına ilişkin beklentiden bir karşılık alınarak veya karşılık alınmadan tamamen veya kısmen vazgeçmeyi amaçlayan bir sözleşmedir.

Medeni Kanunun 528. maddesine göre “Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözlemesi yapabilir. Bu düzenlemede ifade edildiği gibi, feragat sözleşmesinin her türlü mirasçı ile yapılması mümkündür.

Mirastan feragat, sözleşme niteliğindedir. Mirastan feragatin sözleşme niteliğinde olmasının sonucu olarak borçlar hukukunun sözleşmelere dair hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

Feragat sözlemesinin yapıldığı anda muhtemel mirasçı, mirasçılık sıfatına ve miras hakkına sahip değildir. Onun sadece, miras hakkına ilişkin beklenen bir … vardır.

Genel kural mevcut her haktan feragat edilebilmesidir. Doğmamış haklar ise henüz hukuken varlık kazanmamış haklardır. Bu açıdan henüz doğmamış haklar beklenen haklardan ayırt edilmelidir. Beklenen hak, bir hakkın doğması için aranan koşullardan sadece birinin gerçekleşmemesi halinde kişinin söz konusu hakka ilişkin bir ölçüde belirginliğe ulaşmış beklentisinin de hak olarak değerlendirilmesidir. Beklenen hak, ileride elde edilecek haktan ayrı, mevcut bir hak olarak kabul edilmektedir. Beklenen haktan feragat, mevcut bir haktan feragat etmek demektir. Bu açıdan henüz doğmamış haklardan feragat, beklenen hak seviyesine ulaşmamış gelecekte doğması muhtemel haklardan feragat edilmesidir.

Feragat bir hakkın kural olarak başkasına geçmemek üzere sonlandırılmasıdır ve bir tasarruf işlemidir. Henüz doğmamış bir haktan feragat ise henüz doğmamış bir hak üzerinde tasarruf işlemi yapmak demektir.

Mirastan feragat sözleşmesinde ölüme bağlı tasarrufta bulunan taraf kural olarak mirasbırakandır. Beklenen … üzerinde tasarrufta bulunan kişi, feragat eden mirasçıdır. TMK’nun 528. maddesinde düzenlenmiş olan mirastan feragat ancak muhtemel mirasçı sıfatına haiz kimseler ile yapılabilecektir.

Somut olayda; mirastan feragat sözleşmesinin yapıldığı sırada, mirastan feragat eden … ile mirasbırakan arasında henüz evlilik akti kurulmadığından muhtemel mirasçı değildir. Sözleşme imzalandığında evlilik beklentisi içerisinde olması ona muhtemel mirasçılık kazandırmaz. Bu sebeple muris ile akt’ettiği feragat sözleşmesine hukuken bir değer atfedilemez.

Yukarıda açıkladığım gerekçe ile, hükmün onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun kararına katılamamaktayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir