7226 SAYILI KANUNDA ÇEKLE İLGİLİ DÜZENLEMELER
Ülkemizde ve dünyada meydana gelen Covid-19 salgını nedeniyle dünya ticaretinin sekteye uğradığı görülmektedir. Salgının bulaşıcılık derecesi, herhangi bir kamu otoritesi tarafından kısıtlama kararı alınmamış olsa bile insanları sokağa çıkma, sosyal temas, seyahat gibi konularda kısıtlamaktadır. Ticaretin bir talebi arzla buluşturma sanatı olduğunu düşünürsek bu kısıtlamalar, ticari hayatı ister istemez zorlamaktadır. Bu durumda her koşul mecburen kendi kurallarını yaratacaktır. Bu yazıyla da 7226 Sayılı Kanun’la getirilen Çek Hukukuyla alakalı değişikliklere değinilmiş ve gerek meslektaşlar gerekse çekle ilgili son durumu öğrenmek isteyen vatandaşlar aydınlatılmak istenmiştir.
7226 Sayılı Kanun’la Neden Çek Hükümlerinde Düzenlemeye Gidilmiştir?
7226 Sayılı Kanun, ticaretin vazgeçilmez bir aracı olan çekle ilgili konularda salgın nedeniyle yaşanacak sorunları aşmak için birtakım düzenlemelere gitmiştir. Bu düzenlemelerden bahsetmeden önce neden çekle ilgili böyle bir sorun yaşandığına değinmek faydalı olacaktır. Bilindiği üzere çek bir vade değil, tıpkı para gibi bir ödeme aracıdır. Dolayısıyla kural, çekin düzenlendiği yerde ödenecekse düzenleme tarihinden itibaren 10 gün, başka bir yerde ödenecekse bir ay içerisinde muhataba ibraz edilmesidir (6102 S.TTK m.796/1). Bu nedenle çek üzerinde vade tarihi olmayıp düzenleme tarihi yer almaktadır. Fakat ülkemizin ekonomik şartları gereği tacirlerin genel olarak çek hesaplarında yeterli nakdi rezervlerinin olmayışı; ileri tarihli çek uygulamasını doğurmuştur. Yani, çekte düzenleme tarihi olarak ileri bir tarih atılıp düzenleme tarihi tıpkı vade tarihi gibi kullanılmaktadır. Uygulamada ileri tarihli çekin ortaya çıkması, gerçek düzenleme tarihi ile çekin üzerinde yazan şekli düzenleme tarihi arasındaki makası açmakta, bu da muhataba ibraza kadar geçen süredeki rizikoyu arttırmaktadır. Bu nedenledir ki kırılgan bir ekonomik ortam doğmakta, Covid-19 salgını gibi etkiler neticesinde 7226 Sayılı Kanun gibi düzenlemeler yapılmaktadır.
7226 Sayılı Kanun’un Çekle İlgili Getirdiği Hukuki Düzenlemeler:
- İbraz Süresi Yönünden:
7226 Sayılı Kanun’un Geçici 1’inci Maddesi, 13.03.2020-15.06.2020 tarihleri arasındaki ibraz zamanaşımı ve hak düşürücü süreler de dahil birçok zamanaşımı süresini durdurmuştur (İlk düzenlemede 30.04.2020 olan süre bitimi 2480 S. CB Kararnamesi ile 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar uzatılmıştır). Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günün sonraki gününden itibaren işlemeye başlar ve durma süresi başladığında, zamanaşımı süresinin dolmasına 15 gün ve daha az kalmış olan süreler için durma süresi bitiminden itibaren 15 gün daha uzamış sayılır.
Kural olarak çekte vade olmadığından ve ibraz süresinin düzenlendiği yerde ödenecekse 10 gün, başka bir yerde ödenecekse 1 ay olduğundan, buna rağmen istisna olarak ülkemizde düzenleme tarihinin vade tarihi gibi kullanıldığından bahsetmiştik. Bu istisnayı Çek Kanunu Geçici 3. Maddesi tanımaktadır. Kural olarak Çek Kanunu Madde 3/8’e göre çek, düzenleme tarihinden önce muhataba ibraz edilebilir ve muhatap da hesapta karşılığı varsa ödeyebilir, eğer karşılığı yoksa düzenleme tarihinden önce ibraz edildiği için karşılıksızdır işlemi yapılmaz. Fakat Çek Kanunu Geçici 3. Maddesi, 31.12.2020 tarihine kadar düzenleme tarihinden önce muhataba yapılan çek ibrazlarını geçersiz kılarak çek düzenleyenini korumuştur. Bu düzenlemeyi, 7226 Sayılı Kanun Geçici 1’inci Maddesiyle birlikte değerlendirirsek: ibraz süresi 13.03.2020 tarihi itibariyle dolmamış çekler için 15.06.2020 tarihinden önce muhataba yapılan çek ibrazı geçersizdir. Bu geçersizliğin tek istisnası 7226 Sayılı Kanun Geçici 1’inci Maddenin 2’nci fıkrası, (b) bendi gereği çek düzenleyeninin buna rıza göstermesidir.
- Karşılıksızdır İşlemi Yönünden:
Düzenleme tarihinden itibaren başlayan yukarıda belirttiğimiz ibraz süreleri içerisinde çek bankaya ibraz edilir ve bankadaki çek hesabında çek tutarının karşılığı bulunmaz ise, bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutar hariç, karşılıksız kalan kısım için çek hakkında “karşılıksızdır” işlemi uygulanır (5941 S. Çek Kanunu m.3). Karşılıksız çıkan çeklerle ilgili bilgiler 5411 S. Bankacılık Kanununun Ek 1’inci maddesi gereği kurulan Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezine bildirilir ve kanunun uygun gördüğü hallerde üçüncü kişilerle bu bilgiler paylaşılır. Bir tacirin buradaki sicilinin olumsuz etkilenmesi, bankalar nezdinde kredi kullanamaması gibi ticari hayatını finans kuruluşlarıyla olan ilişkilerinde olumsuz etkileyecek birtakım sonuçlar doğurmaktadır.
Salgın nedeniyle tacirlerin sicillerinin olumsuz etkilenmemesi bakımından 7226 S. Kanunun 48’inci maddesi, 5834 Sayılı Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanuna Geçici Madde 2’yi eklemiş, böylece bazı şartlarda tacirlere kolaylık sağlamıştır.
5834 S. Kanunun Geçici 2’inci Maddesine göre bir gerçek veya tüzel kişi olsun herhangi bir kişi, ödeme tarihi 24.03.2020 tarihinden önce olan bir kredi taksit veya anaparasını ödememişse, senedi protesto edilmişse, çeki karşılıksız çıkmışsa, kredi kartı ve diğer kredi borçlarını ödememişse bir şartla Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezinde tutulan kayıtlar, finans ve kredi kuruluşları tarafından dikkate alınmaz. Bu şart ise, borcun ödenmeyen kısmının 31.12.2020 tarihine kadar tamamının ödenmesi veya yapılandırılmasıdır.
Böylece, düzenleme tarihi 24.03.2020 tarihinden önce olan ve karşılıksızdır işlemi yapılan çeklerin, 31.12.2020 tarihine kadar tamamı ödenir veya yapılandırılırsa ve yapılandırmaya da sadık kalınırsa TBB Risk Merkezinde bu karşılıksızdır işlemi yapılan çeklerle ilgili tutulan kayıtlar, finans ve kredi kuruluşları tarafından dikkate alınmayacaktır.
7226 Sayılı Kanun’un Çekle İlgili Getirdiği Cezai Düzenlemeler:
5941 S. Çek Kanununun 5’inci maddesinde, 15.07.2016 tarihinde 6728 S. Kanunla yapılan değişiklikle çekin karşılıksız kalmasına sebebiyet vermek bir suç olarak düzenlenmiş ve cezai yaptırıma tabi tutulmuştur. 7226 S. Kanun ise yine salgın gibi elde olmayan bir sebebin ekonomik hayata olan olumsuz etkisini azaltmak için karşılıksız çekte cezai yaptırımlara ilişkin kolaylıklar getirmiştir. 7226 S. Kanunun 49. Maddesi ile 5941 S. Çek Kanunu’na Geçici 1’inci madde eklenmiştir. Bu madde ile bazı şartların varlığı halinde karşılıksız çekten doğan mahkumiyetin sonuçları ortadan kalkacaktır.
İlk şart, karşılıksız çek suçundan dolayı mahkûmiyet tarihinin 24.03.2020’den önce olmasıdır. Esasında madde metni bu noktada kendini ifade etmede yetersizdir. Madde metninde “5 inci maddede tanımlanan ve 24/3/2020 tarihine kadar işlenen suçtan dolayı mahkûm olanların cezalarının infazı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla durdurulur.” Denmektedir. Yani kanun koyucunun sadece bir virgül işareti kullanmayışından kaynaklı bir anlam kargaşası yaşanmaktadır. Yani suç tarihi mi 24.03.2020 öncesinde olmalıdır yoksa mahkûmiyet tarihi mi tam anlaşılmamaktadır. Fakat maddeyi bütün halinde incelediğimizde “infazı durdurulur”, “tahliye tarihinden itibaren” gibi ifadeler yer aldığından infazına başlanmış bir ceza söz konusu olmalıdır. İnfaza başlanmış bir cezadan bahsedebilmek içinse kanundaki 24.03.2020 tarihinden mahkûmiyet tarihini anlamamız gerekmektedir. Her ne kadar bizim görüşümüz bu doğrultuda olsa da kanun koyucu halen bu noktayı aydınlatmadığından farklı görüşler de mevcuttur.
İkinci Şart, hükümlünün tahliye tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödenmeyen çek bedelinin 1/10’unu ödemesi, kalan kısmı ikişer ay arayla 15 eşit taksitle ödemesidir. Borçlu, bu ihtimalde sadece bir defaya mahsus olmak üzere taksit geciktirebilir, ödenmeyen taksit, sürenin sonuna eklenir. Eğer bir taksit daha ödenmezse alacaklının şikâyeti üzerine mahkeme, infazın devamına karar verir. Eğer taksitlerin tamamı ödenir de borç kapanırsa mahkeme hükmün çek hesabı açmaktan men gibi bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verir.
Maddenin bu halinin uygulamasında ortaya faiz açısından sorunlar çıkabilecektir. Çünkü ikişer ay arayla on beş ay taksit ödemesi, çek bedelinin 30 aylık bir zaman dilimine yayılarak ödenmesi demektir ki bu noktada taksit tutarlarının ana para üzerinden mi olacağı, yoksa taksit tutarlarının işlemeye devam eden faiz bedelleriyle mi belirleneceği muammadır. 5941 S. Çek Kanunu 6’ıncı maddesi, çek tutarının işlemiş ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanacağını düzenlemektedir. Fakat 7226 S. Kanun’un Geçici 1’inci maddesi taksit tutarlarının çek bedelinin karşılıksız kalan kısmı üzerinden taksitlendirileceğini belirtmekte olup faizden bahsetmemektedir. Bu noktada bir kanun boşluğu olmakla birlikte kanaatimiz; özel ve sonraki kanun, genel ve önceki kanunu ilga eder kuralı gereğince cezanın ortadan kalkması için çek taksitlerinin ödenmeyen ana para tutarı üzerinden belirlenmesidir. Böylece cezanın ortadan kalkması için ana paranın karşılıksız kalan kısmı üzerinden faiz işletilmemiş belirlenen taksit tutarlarının ödenmesi yeterli olacak, fakat taksitler ödenirken işleyen faiz için borç devam edecek ve işlemiş faiz için takip yapılabilecektir. Düzenlemenin uygulamada netlik kazanması için 7226 S. Kanun’un Geçici 1’inci Maddesi açısından kanun koyucunun taksit tutarlarının nasıl belirleneceği, işleyen faizlerin cezai yaptırıma etki edip etmeyeceği gibi hususları aydınlatması gerekmektedir.
İnfazın durması halinde ceza zamanaşımı işlemez ve mahkemece CMK m.109/3-a’da belirtilen yurt dışına çıkma yasağı tedbirine hükmedilebilir. İnfaza ilişkin kararlarda, hükmü veren icra ceza mahkemesi yetkili olup, kararlara itirazda İİK m.353’te belirtilen itiraz usulü uygulanır. Buna göre kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde kararı veren yerde birden fazla icra mahkemesi varsa numara olarak kendisinden bir sonraki mahkemeye, son numaralı mahkemeyse bir numaralı icra mahkemesine, eğer tek icra mahkemesi varsa asliye ceza mahkemesine, o yargı yerinde icra ceza hâkimi aynı zamanda asliye ceza hakimiyse en yakın asliye ceza mahkemesine itiraz edilir. İtiraz neticesinde verilecek karar kesindir.
Her ne kadar 7226 S. Kanunla düzenlenmemiş olsa da 7242 S. Kanunda karşılıksız çek düzenleme suçunun ceza infazını etkileyecek düzenlemeler olmasından ötürü bir konuya daha kısaca değinmek gerekir. 5941 S. Kanunun 5’inci maddesi karşılıksız çek düzenleme suçunda çekin karşılıksız kalan tutarından az olmamak kaydıyla 1500 güne kadar adli para cezası öngörmüş, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrileceğini düzenlemiştir. Yani adli para cezası bir seçenek yaptırım olarak düzenlenmemiştir. 7245 S. Kanunun 18’inci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 14 üncü maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları değiştirilmiş ve adli para cezasının infazı sürecinde hapis cezasına çevrilenler için doğrudan açık ceza infaz kurumunda cezalarının infaz edilmelerine hükmedilmiştir. Böylece karşılıksız çek düzenleme suçundan mahkum olanların cezalarının hapis cezasına dönüşmesi halinde cezaları açık ceza infaz kurumlarında infaz edilecektir.
Böylece genel hatlarıyla 7226 S. Kanunun getirdiği yeni düzenlemeler ile çekte hukuki ve cezai yeniliklere değinmiş olduk. Covid-19 salgını nedeniyle evlerden çıkamadığımız şu günlerde sağlıklı ve huzurlu günler sizin olsun.
Av. Aziz Sancar Dalman
