Daha öncesinde eşe karşı sistematik şiddeti eziyet suçu kapsamında değerlendirmeyen yerel mahkeme kararının bozulduğuna ilişkin Yargıtay ilamını sitemizde paylaşmıştık. Buraya tıklayarak karara ulaşabilirsiniz.
Şimdiyse bozma ilamı doğrultusunda yerel mahkeme eşe karşı eziyet suçu kapsamında ceza tesis etmiş, Yargıtay da bu hükmü onamıştır. Yargıtay kararının tam metnini aşağıda paylaşıyoruz.
T. C.
Y A R G I T A Y
8. C E Z A D A İ R E S İ
Esas No : 2025/22
Karar No : 2025/4632
Karar Tarihi: 04.06.2025
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2013/264 Esas, 2016/431 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 18.01.2024 tarihli ve 2021/8812 Esas, 2024/504 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerlerine atılı eziyet suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2024 tarihli ve 2024/99 Esas, 2024/695 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eziyet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 96/2-b maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı ve bozma ilamı sonrası kurulan mahkumiyet hükmünün hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile verildiğine, kararın açıkça usul ve Kanuna aykırı olduğuna, dosya kapsamında katılanın iddialarını doğrulayacak ve sanığın atılı suçu işlediğine dair delilin bulunmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanık …’in, katılan … ile evlendiği 15.08.2009 tarihinden itibaren beraber aynı evde yaşadıkları 19.03.2010 tarihine kadar katılanı, sistematik ve periyodik olarak dövdüğü, katılanın üzerinde sigara söndürdüğü, ellerini ve ayaklarını bağlayarak soğuk suya soktuğu, öldürmekle tehdit ettiği, katılan istemediği halde cinsel yönden de psikolojik şiddet uyguladığı böylece katılana yönelik sistematik bir şekilde ve belirli bir süreçte devam eden eyleminin eşe karşı eziyet suçunu oluşturduğu iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, katılanın ve tanıkların alınan beyanlarına, katılanın her iki kolunda çok sayıda skar dokusunun mevcut olduğuna, söz konusu lezyonların sıcak bir cisim teması ile oluşabileceğine, her iki ayak bileğinde çok sayıda kesintilerle tüm ayak bileği etrafında devam eden eski yara izlerinin saptanmış olduğuna, söz konusu izlerin kemer ya da koli bandı uygulanmak suretiyle oluşabileceği gibi farklı nedenlerle de oluşabileceklerine, sol kolda düzgün kenarlı eski yara izlerinin bulunduğuna, alt dudakta eski yara izinin olduğuna dair Adli Tıp Kurumu’ndan alınan 26.04.2012 tarihli rapora, katılanda yaşadığı olaylara bağlı olarak post travmatik stres bozukluğu olduğuna ve katılanın ruh sağlığının bozulduğuna dair İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınan 11.05.2012 tarihli Sağlık Kurulu Raporu’na göre sabit olduğu ve sanığın, katılana karşı sistematik bir şekilde ve belirli bir süreçte gerçekleştirdiği fiziksel ve manevi cebirlerin eşe karşı eziyet suçunu oluşturması şeklindeki kabulün isabetli olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2024 tarihli ve 2024/99 Esas, 2024/695 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2025 tarihinde karar verildi.
